top of page
Ormanda

Antisosyal, Sınır, Narsistik Kişilik Bozuklukları

Antisosyal, Sınır, Narsistik Kişilik Bozuklukları

Antisosyal.jpg

Kişilik, insanları bireysel farklılıklarıyla diğerlerinden ayıran insanların davranışlarının şekillenmesine sebep olan ve çevreyle uyumunu belirleyen karakteristik davranışlar ve düşünme biçimleridir.

Antisosyal, Sınır, Narsistik Kişilik Bozuklukları

Kişilik, insanları bireysel farklılıklarıyla diğerlerinden ayıran insanların davranışlarının şekillenmesine sebep olan ve çevreyle uyumunu belirleyen karakteristik davranışlar ve düşünme biçimleridir. Kişilik özellikleri insanların yaşam tarzlarının ifadesidir, her birimizi benzersiz kılar ve davranış tutarlılığımızı etkilemektedir. 

Kişilik bozuklukları ise esnek olmayan ve uyumsuz davranış örüntüleridir. İnsanların sosyal ve mesleki hayatlarındaki işlevselliğini aşırıya kaçan ve yersiz olan kuşku, duygusallık, dürtüsellik gibi kişilik özellikleriyle bozmaktadır. Kişilik bozukluklarını DSM 3 ayrı kategori altında sınıflandırmıştır. Dramatik, Duygusal ve Değişken Davranış ile Nitelenen Kişilik Bozuklukları başlığının altında antisosyal, sınır, narsistik ve histrionik kişilik bozuklukları bulunmaktadır. Bu kişilik bozukluklarına sahip olan kişiler, abartılı, öngörülemez bir şekilde ve benmerkezci davranmakta ayrıca ilişkileri başlatma ve sürdürmede zorluk yaşamaktadırlar. 

Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip insanlar sanılanın aksine insanlardan sakınan veya uzak duran kişiler değillerdir. Genellikle başkalarının haklarını gasp ve ihlal ederler, kendi çıkarları için insanları kullanmaktan çekinmezler, sosyal normları dikkate almazlar ve bazı durumlarda kanun dışı davranırlar. Suç işledikleri zamanlarda vicdan azabı ve suçluluk duygusu yaşamazlar. Yüzeysel bir çekiciliğe ve en az ortalama bir zekaya sahiptirler. Erkeklerde kadınlara kıyasla daha sık görülmektedir. 

Sınır (Borderline) kişilik bozukluğuna sahip insanlar ise kendi kişisel değer yargıları, cinsel yönelimleri, hedefleri, kariyer planlarında kararsız olma eğilimi göstermektedirler. Kendilik imajlarındaki bu istikrarsızlık ve belirsizlik bu insanların derin bir boşluk hissetmesine, benlik saygılarında tutarsızlıklara, ilişki geçmişlerinde istikrarsızlığa, dramatik duygu değişimlerine, rahatsız edici can sıkıntılara, kendine zarar verme davranışlarında bulunmaya ve tekrarlanabilen intiharlara sebep olur.  Bu insanlar yalnız kalma düşüncesine bile tahammül edemezler ve terk edilmemek için bazen çaresiz olarak adlandırılabilecek girişimlerde bulunurlar. Terk edilmekten korktukları için ilişki içinde oldukları insana olan bağımlılıkları yapışkan denilebilecek bir düzeydedir. Bu yapışkan bağımlılık ilişkisindeki insanı kendilerinden uzaklaştırmaktadır. İnsanlara karşı olan duyguları çok yoğun ve değişken olmaktadır. İhtiyaçları karşılandığı sürece karşısındaki kişiye aşırı övgüler dizerken küçümsendiklerini hissettikleri anda ise aşırı nefret gibi zıt uçlar arasında duygular yaşarlar. Ruhsal bir acıdan kurtulabilmek için kendilerine fiziksel zarar verebilirler. Kadınlar daha fazla SKB tanısı almakla birlikte yaygınlık oranının sebepleri belirlenememektedir.

Romantik partneri SKB tanısı almış birisi bu bozukluğu ‘’yumurta kabuğu üzerinde yürümek’’ olarak belirtmektedir. Herhangi bir söz, olay bu kişilerin duygularının dalgalanmasına sebep olabilmektedir. Genellikle kendilerinin kötüye kullanılacağını, terk edileceklerini gibi korkularını öfke ile kapatırlar.

Narsistik kişilik bozukluğu olan insanlar kendilerine gömülmüşlerdir; başkaları için empati yapmazlar. Kendilik algıları şişirilmiş ve büyüklenmecidir bu sebeple hayranlık duyulmaya ihtiyaçları vardır. Başarılı olma ile böbürlendikleri ve övgü bekledikleri için kariyerlerinde, statülerinde yükselme eğilimindedirler. Hırsları doyumsuzdur konumları ne kadar yüksek olursa olsun onlardan daha yüksek bir konumda veya büyük bir başarı elde etmiş olan kişiyi kıskanırlar ve kendilerini yorulmadan çalışmaya adarlar. Ufacık bir eleştiri veya reddedilmeye karşı aşırı duyarlılık gösterirler. Bu duyarlılıklarının sebebi geçmişteki yetersizlik yaralarını yeniden açılması ile açıklanabilir. İlişkileri her zaman gergin bir düzeydedir; kişisel çıkarları için ilişki kurarlar. Genelde insanlara karşı arkadaş canlısı gibi davransalar da insanlara olan ilgileri tek taraflıdır. Başkalarına taleplerini dayatmaları, empati yoksunu olmaları ve diğer insanlardan sürekli ilgi beklemeleri ilişkilerinin devam etmelerine engeldir. Erkekler daha fazla narsistik kişilik bozukluğu tanısı almaktadır fakat SKB’da olduğu gibi nüfustaki yaygınlıklarının oranlarında cinsiyete dayanan bir farklılık olduğu söylenemez.

 

Nur Boyraz

Ormanda

Çınar Psikoloji İletişim

This is a Paragraph. Click on "Edit Text" or double click on the text box to start editing the content.

bottom of page