Bizimle hızlı iletişime geçebilirsiniz. Hızlı iletişim formu için Tıklayın...

İnatlaşan ve Söz dinlemeyen çocuklarımıza davranış biçimimiz nasıl olmalı? Onlarla nasıl konuşmalıyız?
İnatlaşan ve söz dinlemeyen çocuklarımız.

İnatlaşan bir çocukta çocuğun mizacı etkili olabilir fakat kesinlikle tek başına yeterli değildir. İnatlaşma sorununu ebeveynlerin yaratmış olması oldukça olasıdır.
İnatlaşan ve Söz dinlemeyen çocuklarımıza davranış biçimimiz nasıl olmalı?
Onlarla nasıl konuşmalıyız?
İnatlaşan bir çocukta çocuğun mizacı etkili olabilir fakat kesinlikle tek başına yeterli değildir. İnatlaşma sorununu ebeveynlerin yaratmış olması oldukça olasıdır. Çocuğunuzu farkında olmadan kışkırtabilir, merak duygusunu açığa çıkaracak davranışlarda bulunduğunda yapmasını engelleyebilir, oyun oynamak isteğini fark edemeyebilirsiniz. Bir şeyi yapması için onu zorlamak, koşul sunmak, tehdit etmek de inatlaşmasına ve söz dinlememesine sebep olabilmektedir. Çocuğunuzun yapmasını istediğiniz davranışlarını bir koşul sunarak yaptırırsanız davranışı benimsemesine engel olursunuz. Davranışı kalıcı hale getiremezsiniz.
Davranışlarını uyumlu hale getirmek için öncelikle evinizde çocuğun fiziksel, psikolojik sağlığını korumak adına kurallar koymalı, düzen olmalıdır ve bu düzeni tüm aile benimseyip, uygulamalıdır. Yemek, uyku, oyun, okul, dışarı çıkma saatleri belli olmalıdır ve bunlar çocuğa bildirilmelidir. Önemli nokta oyun saatinde çocuğun hangi oyunları hangi oyuncakları oynamak istediğine veya yemek saatinde sizin belirlediğiniz yemek seçeneklerinden hangisini yemek istediğine kendisi karar vermelidir. Çocuğunuz da bir birey, onun da kendi düşünceleri ve vereceği kararlar olacak sizin en büyük etkiniz yaşına uygun olarak karar verebileceği seçenekleri belirleyebilmek olacaktır. Bu kararları vermesini sağlamak çocuğa onun kendi başına bir birey olduğunu öğreterek ve hatırlatarak kendilik gelişimini olumlu olarak etkilemektedir. Bu düzen içerisinde diyelim ki dışarı çıkılacak. Çocuğa nereye gidileceği, ne kadar süre kalınacağı, hangi davranışları yapmaması gerektiği -ağlamak, bağırarak konuşmak- önceden söylenmelidir. Çocuk bunları bildiğinde kendini güvende hissedecektir. Kuralların çocuğu korkutmamasına özenle dikkat edilmelidir. Çünkü çocuk kurallardan korktuğunda baskı hissedebilmektedir.
Başka bir örnek verecek olursak; yemek saatini haber verirken ‘’35 dakika yemek yiyeceğiz herkes masaya gelsin’’ dediğinizde yemek yeneceği, ne kadar süreceği ve kimlerin olacağını çocuk öğrenmiş olur. Masaya gelip gelmemesi ona kalmış bir davranıştır. Sizler tüm aile özellikle ebeveynler olarak masaya oturup yemeğinizi afiyetle, sohbetle, keyifle yemelisiniz ki çocuğunuza da örnek olabilin. Bir süre sonra çocuk zaten size katılmak isteyecektir. Yemek saati herkes gelsin dedikten sonra çocuk ben yemiyorum dediğinde ‘’hayır yemek zorundasın’’ gibi bir şeye mecbur bırakıldığında yüksek ihtimalle inatlaşmaya başlayacak ve yemeğe gelmeyecektir. Önemli nokta belirlenen saatler dışında o aktivitelerin yapılmamasıdır. Yemek saati belirlidir ve o zaman diliminde yenilmelidir. Bunun dışında yemek yenilemez. Çocuğunuz ‘’anne ben acıktım’’ dediğinde hemen hazırlamaya gidip ona yemek getirdiğinde çocuk belirlemeye çalıştığınız kuralların, kurmak istediğiniz düzenin aslında pek de önemli olmadığını istediği şeylerin zaman fark etmeksizin olduğunu düşünecektir.
Öfkelenen bir çocuk karşısında uygulanabilecek en iyi yol sakin bir biçimde ve bir kerede ‘’Bu şekilde seni anlayamıyorum ben buradayım ve senin sakinleşmeni bekleyeceğim.’’ gibi bir cümle kurulmalıdır. Kesinlikle öfkesine öfke, şiddet, bağırma ile yanıt verilmemelidir, ‘’böyle yaparsan giderim bak.’’ şeklinde korkutulmamalıdır. Korkan çocuk intikam almak isteyebilir, sinebilir, içine kapanabilir veya öfkesi daha da artabilir.

Çınar Psikoloji İletişim
This is a Paragraph. Click on "Edit Text" or double click on the text box to start editing the content.